top of page

Genital Siğil Tedavisi: İlaçlar, İşlemler ve Tedavi Sonrası Süreç

HPV nasıl tedavi edilir?

Genital siğil tanısı alan hastalarımın çoğu muayeneye iki soruyla geliyor: bu geçer mi ve tekrar çıkar mı. Bu iki soru aslında tedavinin ne yaptığını ve ne yapmadığını anlamakla ilgili. Bu sayfayı, tedavi seçeneklerini ve tedavi sonrası süreci uluslararası kılavuzlara dayanarak, olduğu gibi anlatmak için hazırladım.

Doğrudan başlayayım: genital siğil tedavisi görünen siğilleri ortadan kaldırır, virüsü vücuttan söküp atmaz. Tedavi iki yoldan yapılır; hastanın kendi uyguladığı kremler ve hekimin uyguladığı işlemler. Hiçbir yöntem diğerine kesin üstün değildir ve hiçbiri tekrarlamayı tamamen ortadan kaldırmaz. Seçim, siğilin yerine, sayısına ve hastanın durumuna göre yapılır. İyi haber şudur: doğru yöntemle siğiller büyük çoğunlukla temizlenir ve bağışıklık sistemi zamanla virüsü baskılar.

Bu sayfada tedavide kullanılan ilaçları tek tek, uygulanan işlemleri, tekrarlama gerçeğini, virüsün vücutta kalıp kalmadığını, hangi tedavinin kime uygun olduğunu ve el ile ayak siğilinden farkını ele alacağım.

 

Genital Siğil Tedavisi Nasıl Yapılır?

 

Genital siğil tedavisi iki ana grupta toplanır. Birincisi hastanın kendi uyguladığı krem ve solüsyonlardır; imikimod, podofilotoksin ve sinekateşin bu gruptadır. İkincisi hekimin uyguladığı işlemlerdir; kriyoterapi, koterizasyon, cerrahi çıkarım ve asit uygulaması bunlara girer. Tedavi genellikle haftalar sürer ve tek seansta bitmez.

Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin 2021 tarihli cinsel yolla bulaşan enfeksiyon tedavi kılavuzu, bu iki grubu eşdeğer seçenekler olarak listeler ve aralarında kesin bir üstünlük sıralaması yapmaz. Yani "en iyi tedavi" diye tek bir yöntem yoktur; doğru tedavi, sizin tablonuza uyan tedavidir.

Bu yaklaşımın pratik anlamı şudur: az sayıda ve dış bölgede siğili olan bir hastaya krem uygun olabilirken, çok sayıda ve iç yerleşimli siğili olan bir hastaya işlem gerekir. Karar muayene sonrası verilir.

Genital Siğil Tedavisinde Hangi İlaçlar Kullanılır?

Hasta tarafından uygulanan üç etken madde vardır ve uluslararası kılavuzların ortak paydası bunlardır: imikimod, podofilotoksin ve sinekateşin. Üçü de reçeteyle kullanılır, üçü de haftalar süren düzenli uygulama gerektirir. Aralarındaki fark etkinlikten çok uygulama biçiminde, tedavi süresinde ve yan etki profilindedir.

Bu ilaçların ortak bir sınırı vardır: yalnızca dış bölgedeki, yani gözle görülen ve elle ulaşılabilen siğillerde kullanılırlar. Üretra ağzı, vajina içi, serviks ve makat içi yerleşimli siğillerde krem tedavileri uygun değildir.

 

İmikimod (imiquimod)

İmikimod virüsü doğrudan öldürmez; bağışıklık sistemini uyararak vücudun siğil dokusunu kendi hücreleriyle temizlemesini sağlar. CDC kılavuzu yüzde 3,75 ve yüzde 5 krem formlarını önerir. Uygulamadan altı ile on saat sonra bölgenin yıkanması gerekir. IUSTI Europe kılavuzu, temizlenme sağlanan hastalarda tekrarlama oranını yüzde 6 ile 26 arasında bildirmektedir.

Etkisini bağışıklık yanıtı üzerinden gösterdiği için tedavi süresince uygulama bölgesinde kızarıklık, kaşıntı ve hafif tahriş görülmesi olağandır. Bu reaksiyon genellikle ikinci haftadan itibaren başlar, dördüncü haftadan sonra azalır ve çoğunlukla hafif ya da orta şiddettedir. Kılavuzda bu tepkinin tedaviye yanıtla ilişkili olduğu belirtilmektedir; yani rahatsız edici olsa da ilacın çalıştığının işareti sayılabilir.

Gebelikte kullanımı için yeterli veri bulunmadığından önerilmez.

Podofilotoksin

Podofilotoksin, siğil dokusundaki hücre bölünmesini durdurarak dokunun dökülmesini sağlar. CDC kılavuzu yüzde 0,5 solüsyon ve jel formunu önerir. IUSTI Europe kılavuzuna göre solüsyon formunda temizlenme oranları yüzde 36 ile 83, krem formunda yüzde 43 ile 70 arasında bildirilmiştir. Belirli günlerde uygulanıp ara verilen döngüler halinde kullanılır.

Kılavuzlarda dikkat çeken bir ayrıntı var: yüzde 0,5 solüsyon, yüzde 0,15 kreme göre üstün bulunmuştur. Bu nedenle formun doğru seçilmesi önemlidir.

Burada eski bir maddeye de değinmek gerekir. Podofilin reçinesi yıllarca kullanılmış, ancak ciddi toksisite bildirimleri nedeniyle kılavuzlarda önerilen tedaviler arasından çıkarılmış, alternatif konumuna indirilmiştir. Podofilotoksin ile podofilin reçinesi aynı şey değildir; ilki saflaştırılmış ve dozu standart olan etken maddedir.

Podofilotoksin de gebelikte kullanılmaz.

 

Sinekateşin

Sinekateşin, yeşil çay yaprağı özütünden elde edilen ve yüzde 15 merhem formunda kullanılan bitkisel kökenli bir ilaçtır. CDC kılavuzunda hasta tarafından uygulanan üçüncü seçenek olarak yer alır. İmikimoddan farklı olarak uygulama sonrası yıkanmaz. IUSTI Europe kılavuzu, temizlenme sağlanan hastalarda on iki haftalık izlemde tekrarlama oranını yüzde 7 ile 11 arasında bildirmektedir.

Bu tekrarlama aralığı, kılavuzda bildirilen krem seçenekleri arasında en düşüklerden biridir. Nüks kaygısı taşıyan hastalarda bu nedenle değerlendirilmeye değer bir seçenektir.

Buna karşılık iki sınırı vardır. Tedavi süresi diğer seçeneklere göre daha uzundur ve günde birden fazla uygulama gerektirir; bu da düzenli kullanımı zorlaştırabilir. Ayrıca ülkemizde ulaşılabilirliği diğer maddelere göre daha sınırlıdır.

Verrutol Kılavuz Maddeleriyle Karşılaştırıldığında Nerede Duruyor?

Verrutol, Türkiye'de siğil tedavisinde yaygın kullanılan topikal bir üründür ve uluslararası kılavuz metinlerinde adı geçmez. Bu, ürünün işe yaramadığı anlamına gelmez. Kılavuzlar yalnızca ilaç ruhsatı bulunan ve randomize kontrollü çalışma verisi olan etken maddeleri listeler; bu kapsam dışındaki ürünler, etkili olsalar bile listelerde yer almaz.

Pratikteki fark şudur. İmikimod, podofilotoksin ve sinekateşin için temizlenme ve tekrarlama oranları kılavuzlarda sayısal olarak bildirilmiştir; yani beklenti önceden konuşulabilir. Verrutol ise ulaşılabilirlik ve uygulama kolaylığı açısından öne çıkar.

Verrutol'ün ne olduğu, nasıl kullanıldığı ve kaç günde etki ettiği hakkındaki ayrıntılı bilgiye şu yazımdan ulaşabilirsiniz: https://www.antalyahpv.com/single-post/verrutol-nedir-nasil-kullanilir

Hangi ürünün seçileceği, siğilin yerine ve yaygınlığına göre hekim değerlendirmesiyle belirlenmelidir. Genital bölgeye hekim önerisi olmadan hiçbir ürün uygulanmamalıdır.

Uygulanan İşlemler: Kriyoterapi, Koterizasyon ve Cerrahi Eksizyon

 

Hekim tarafından uygulanan yöntemler siğil dokusunu fiziksel olarak ortadan kaldırır. CDC 2021 kılavuzu bu grupta sıvı azot ya da kriyoprob ile kriyoterapiyi, cerrahi çıkarımı ve yüzde 80 ile 90 yoğunluğunda trikloroasetik veya bikloroasetik asit uygulamasını önerir. Kremlere göre daha hızlı sonuç verirler.

Kriyoterapi, siğil dokusunun sıvı azotla dondurularak yok edilmesidir. Genellikle birkaç seans gerekir, uygulama sırasında yanma hissi olur ve sonrasında bölgede kabuklanma görülür. Anestezi çoğu zaman gerekmez.

Koterizasyon ve elektrocerrahi dokuyu ısı yoluyla yok eder. Tek seansta daha yaygın lezyonların temizlenmesine olanak tanır, ancak lokal anestezi gerektirir. Lazer uygulaması da aynı gruptadır.

Cerrahi eksizyon, çok sayıda, büyük ya da kremlere yanıt vermeyen siğillerde tercih edilir. CDC kılavuzu makasla teğet eksizyon, tıraşlama, küretaj, lazer ve elektrocerrahiyi bu başlık altında sayar. Tek seansta yüksek oranda temizlenme sağlar.

Kılavuzlar, üretra ağzı, vajina, serviks ve makat içi yerleşimli siğillerde krem tedavilerinin uygun olmadığını, bu bölgelerde kriyoterapi, cerrahi çıkarım ya da asit uygulamasının tercih edilmesi gerektiğini açıkça belirtir. Ayrıca vajina içinde kriyoprob kullanımı, delinme ve fistül riski nedeniyle önerilmez. Makat çevresi ve içi yerleşim hakkındaki ayrıntılı değerlendirmeye şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.antalyahpv.com/single-post/anal-sigil-erkek-ve-kadinda-belirtiler-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri

Genital Siğil Tedaviden Sonra Tekrarlar mı?

 

Evet, tekrarlayabilir ve bu beklenen bir durumdur. Hiçbir tedavi yöntemi tekrarlamayı tamamen ortadan kaldırmaz. Cinsel sağlık kliniklerinde tanı konulan genital siğil olgularının yaklaşık yarısının ilk atak değil tekrarlayan atak olduğu bildirilmektedir. Tekrarlama çoğunlukla tedaviyi izleyen ilk aylarda görülür.

 

Bunun nedeni tedavinin çalışmaması değildir. Kriyoterapi, koterizasyon ve kremler görünen siğil dokusunu ortadan kaldırır; çevredeki normal görünümlü deride bulunan virüsü ortadan kaldırmaz. Bu dokudaki virüs zamanla yeniden çoğalırsa yeni siğiller ortaya çıkar. Yani tekrarlayan siğil, yeni bir bulaş değil, çoğu zaman aynı enfeksiyonun devamıdır.

Tekrarlama oranları kullanılan yönteme göre değişir. IUSTI Europe kılavuzu, temizlenme sağlanan hastalarda imikimod için yüzde 6 ile 26, sinekateşin için on iki haftalık izlemde yüzde 7 ile 11 arasında tekrarlama bildirmektedir.

Tekrarlama riskini azaltan etkenler şunlardır: tedaviyi yarıda bırakmamak, sigarayı bırakmak, bağışıklığı baskılayan durumları kontrol altına almak ve partneri de değerlendirmek. HPV aşısı henüz karşılaşılmamış virüs tiplerine karşı koruma sağladığı için tedavi sonrası dönemde de değerlendirilebilir: https://www.antalyahpv.com/single-post/hpv-asisi-nedir-kimlere-yapilir

Tedavi Sonrası HPV Virüsü Vücutta Kalır mı?

 

Bir süre kalır, ancak kalıcı değildir. Tedavi görünen siğilleri temizler, virüsü vücuttan söküp atmaz. Bağışıklık sistemi çoğu kişide enfeksiyonu zaman içinde baskılar ya da tamamen temizler. Bu süre kişiden kişiye değişir. Tedavi bu sürecin yerine geçmez; ona eşlik eder ve bulaştırıcılığı azaltır.

Bu ayrım hastalarımın en çok karıştırdığı noktadır. Siğillerin kaybolması virüsün yok olduğu anlamına gelmez; virüsün baskılanması ise siğillerin bir daha çıkmayacağı anlamına gelmez. İkisi ayrı süreçlerdir ve farklı zamanlarda gerçekleşir.

Pratikte üç sonuç doğar. Birincisi, siğiller temizlendikten sonra bir süre takip gerekir; erken dönemde yeni lezyon çıkması olağandır. İkincisi, bulaştırıcılık siğiller varken en yüksektir, ancak görünür lezyon olmadan da geçiş mümkündür. Üçüncüsü, partnerin de değerlendirilmesi gerekir. Bulaşma yolları hakkındaki ayrıntılı bilgiye şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.antalyahpv.com/single-post/genital-sigil-nasil-bulasir-cinsel-olmayan-yollar-var-mi

Virüsü taşıyor olmak, sağlıklı bir cinsel yaşam sürülemeyeceği anlamına gelmez. Doğru bilgi, düzenli kontrol ve partner bilgilendirmesi bu süreci yönetilebilir kılar.

Hangi Tedavi Kime Uygun, Nasıl Seçilir?

 

Tek bir en iyi tedavi yoktur. Seçim dört ölçüte göre yapılır: siğilin yerleşim yeri, sayısı ve büyüklüğü, hastanın kendi uygulama yapabilme durumu ve gebelik varlığı. CDC kılavuzu da bu ölçütleri esas alır ve yöntemler arasında kesin bir üstünlük sıralaması yapmaz.

Az sayıda ve dış bölgede yerleşimli siğillerde hastanın kendi uyguladığı kremler uygundur; hastane ziyareti gerektirmemesi avantajdır. Çok sayıda, büyük ya da kremlere yanıt vermeyen siğillerde hekim tarafından uygulanan işlemler öne çıkar. İç yerleşimli siğillerde krem seçeneği zaten devre dışı kalır.

Gebelik ayrı bir başlıktır. İmikimod ve podofilotoksin gebelikte önerilmez; bu dönemde hekim tarafından uygulanan yöntemler tercih edilir ve tedavi zamanlaması hekimle birlikte planlanır.

Bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda, örneğin organ nakli sonrası ilaç kullananlarda, tedaviye yanıt daha düşük ve tekrarlama daha sıktır. Bu grupta daha yakın takip gerekir.

El ve Ayak Siğili ile Genital Siğil Aynı Şey mi?

Hayır, aynı değildir. İkisi de HPV ailesinden virüslerle oluşur, ancak farklı virüs tipleri sorumludur ve tedavileri birbirinin yerine kullanılamaz. Genital siğillerin yaklaşık yüzde 90'ından HPV 6 ve 11 tipleri sorumlu tutulmaktadır; el ve ayak siğillerinde ise başka tipler rol oynar.

Bu ayrım pratikte kritiktir. Eczanelerde reçetesiz satılan siğil ilaçlarının çoğu el ve ayak siğilleri için üretilmiştir. Bu ürünler genellikle güçlü asit içerir ve ayak tabanı gibi kalın deri için tasarlanmıştır.

Genital bölgenin derisi ise ince ve hassastır. Aynı ürünün burada kullanılması yanık, açık yara, iyileşmeyen doku hasarı ve kalıcı iz bırakabilir. Üstelik oluşan yara, hem enfeksiyona hem de virüsün komşu bölgelere yayılmasına zemin hazırlar.

Bu nedenle şu kuralı net biçimde belirtmek isterim: el ve ayak siğili için alınmış hiçbir ürün, genital bölgeye hekim önerisi olmadan uygulanmamalıdır.

Tedavi Ne Kadar Sürer ve Ne Zaman Başvurmalı?

 

Tedavi süresi yönteme ve siğilin yaygınlığına göre değişir. Kremlerde haftalarla ölçülen düzenli bir kullanım gerekir; işlemlerde ise genellikle birkaç seans yeterlidir. Tek seansta ya da birkaç günde biten bir tedavi beklentisi gerçekçi değildir.

Genital bölgede yeni çıkan kabartı, et beni görünümünde oluşum ya da karnabahar benzeri lezyon fark ettiğinizde beklemeden değerlendirilmeniz uygun olur. Erken dönemde lezyonlar az sayıda ve küçükken tedavi hem daha kolay hem daha kısa sürer.

Şu durumlarda başvuruyu geciktirmeyin: lezyonların hızla çoğalması, kanama, ağrı, akıntı, makat içinde ya da idrar yaparken zorlanmaya yol açacak yerleşim, gebelik ve bağışıklığı baskılayan bir hastalık ya da ilaç kullanımı.

 

Partnerinizde genital siğil saptandıysa, sizde belirti olmasa bile değerlendirilmeniz önerilir.

Özetle, genital siğil tedavi edilebilir bir durumdur. Tedavi görünen siğilleri temizler, tekrarlama olasılığı vardır ve virüsün baskılanması zaman alır. Bu üç gerçeği baştan bilmek, süreci hem daha az kaygılı hem daha yönetilebilir kılar.

Sık Sorulan Sorular:

Genital siğil tedavisi nasıl yapılır?
Tedavi iki yoldan yapılır. Hasta tarafından uygulanan kremler imikimod, podofilotoksin ve sinekateşin etken maddelerini içerir. Hekim tarafından uygulanan işlemler kriyoterapi, koterizasyon, cerrahi çıkarım ve asit uygulamasıdır. Seçim siğilin yerine, sayısına ve hastanın durumuna göre yapılır.

Genital siğil kremi ile geçer mi?
Az sayıda ve dış bölgede yerleşimli siğillerde kremler etkilidir. IUSTI Europe kılavuzunda podofilotoksin solüsyonu için temizlenme oranları yüzde 36 ile 83 arasında bildirilmiştir. Ancak üretra ağzı, vajina içi, serviks ve makat içi yerleşimlerde kremler uygun değildir; bu bölgelerde işlem gerekir.

Genital siğil tedaviden sonra tekrarlar mı?
Tekrarlayabilir. Tedavi görünen siğilleri temizler, çevre derideki virüsü ortadan kaldırmaz. IUSTI Europe kılavuzu imikimod için yüzde 6 ile 26, sinekateşin için yüzde 7 ile 11 arasında tekrarlama bildirmektedir. Tekrarlama çoğunlukla ilk aylarda görülür.

Tedaviden sonra HPV virüsü vücutta kalır mı?
Bir süre kalır ancak kalıcı değildir. Bağışıklık sistemi çoğu kişide enfeksiyonu zamanla baskılar ya da temizler. Siğillerin kaybolması virüsün yok olduğu anlamına gelmez; bu nedenle tedavi sonrası bir süre takip önerilir.

 

Eczaneden aldığım siğil ilacını genital bölgeye sürebilir miyim?
Hayır. Reçetesiz satılan siğil ürünlerinin çoğu el ve ayak siğilleri için üretilmiştir ve güçlü asit içerir. Genital bölge derisi ince olduğu için yanık, açık yara ve kalıcı iz bırakabilir. Bu bölgeye uygulanacak ürün hekim tarafından seçilmelidir.

Bu sayfa Op. Dr. Niyazi Umut Özdemir tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; bireysel tanı ve tedavi tavsiyesi yerine geçmez. Genital bölgedeki lezyonlar için bir uzman hekime başvurunuz.

Randevu / İletişim

Genital siğil tedavisi için Op. Dr. Niyazi Umut Özdemir ile görüşmek isterseniz:

WhatsApp ve telefon: +90 505 525 24 22
Adres: Fener Mah. Bülent Ecevit Bulv. Kanyon Plaza No:23 K:4 D:7, Muratpaşa / Antalya
Web: www.antalyahpv.com

 

Kaynaklar

  1. Centers for Disease Control and Prevention. Sexually Transmitted Infections Treatment Guidelines, 2021. https://www.cdc.gov/std/treatment-guidelines/

  2. Gilson R, Nugent D, Werner RN, Ballesteros J, Ross J. 2019 IUSTI-Europe guideline for the management of anogenital warts. J Eur Acad Dermatol Venereol. 2020;34(8):1644-1653. https://doi.org/10.1111/jdv.16522

Op Dr Niyazi Umut Özdemir
Op Dr Niyazi Umut Özdemir

Pazartesi -  Cuma     9:00 am - 6:00 pm
Cumartesi                 9:00 am - 4:00 pm
Pazar                          Kapalı

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • X
bottom of page