Frengi Nedir? Sifiliz Belirtileri, Bulaşma Yolları ve Tedavisi
- 6 Ağu
- 8 dakikada okunur

Frengi, yıllarca "eski hastalık" sayılıp gündemden düşmüş, ancak son on yılda dünya genelinde belirgin biçimde artmış bir enfeksiyondur. Muayenehanemde de artık daha sık karşılaşıyorum. Bu yazıyı, hastalığın neden yeniden yaygınlaştığını ve neden bu kadar sinsi seyrettiğini güncel literatüre dayanarak anlatmak için hazırladım.
Doğrudan söyleyeyim: frengi, Treponema pallidum adlı bakterinin yol açtığı, cinsel yolla ve gebelikte anneden bebeğe geçen bir enfeksiyondur. Tıp dilindeki adı sifilizdir. En yanıltıcı özelliği, ilk belirtisi olan yaranın ağrısız olması ve peniste, vulvada ya da ağızda fark edilmeden geçebilmesi; bu iyileşme hastayı rahatlatır, oysa bakteri vücutta ilerlemeye devam eder. Kan testiyle tanı konur ve uygun antibiyotikle tamamen tedavi edilebilir. Tedavi edilmediğinde yıllar sonra kalp, damar ve sinir sistemine kalıcı hasar verebilir.
Bu yazıda hastalığın nasıl bulaştığını, evre evre belirtilerini, test sonuçlarının nasıl yorumlandığını, tedavi süresini, gebelikteki riskini ve ne zaman başvurulması gerektiğini ele alacağım.
Frengi Nedir?
Frengi, Treponema pallidum adlı sarmal biçimli bir bakterinin yol açtığı bulaşıcı bir hastalıktır; tıbbi adı sifilizdir. Cinsel temasla ve gebelikte plasenta yoluyla bulaşır. Evreler halinde ilerler, evreler arasında belirtisiz dönemler bulunur ve tanı kan testiyle konur.
Hastalığın yeniden önem kazanmasının nedeni sayılardır. JAMA'da 2025 yılında yayımlanan derlemeye göre, 2022 yılında dünya genelinde 18-49 yaş arası yaklaşık sekiz milyon erişkin frengi kapmıştır. Aynı derleme, Amerika Birleşik Devletleri'nde 2019 ile 2023 arasında olgu sayısının yüzde 61 arttığını, kadınlardaki artışın yüzde 112'ye ulaştığını bildirmektedir.
Bu tablo, frengiyi geçmişin hastalığı sayan yaklaşımın artık geçerli olmadığını gösteriyor. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların genel çerçevesini şu yazımda ele almıştım: https://www.antalyahpv.com/single-post/cinsel-yolla-bulasan-hastaliklar-belirtiler-test-tedavi-korunma
Frengi Nasıl Bulaşır?
Frengi, bulaşıcı lezyonlarla doğrudan temas yoluyla bulaşır. Vajinal, anal ve oral cinsel temasın üçü de bulaş yoludur. Ayrıca gebelikte plasenta üzerinden anneden bebeğe geçer. Bulaş için lezyona temas yeterlidir; boşalma ya da vücut sıvısı alışverişi şart değildir.
Buradaki en önemli ayrıntı, oral temasın da gerçek bir bulaş yolu olmasıdır. Ağızda, dudakta ya da bademcikte oluşan bir yara hem bulaş kaynağı hem de giriş kapısı olabilir. Oral yolla bulaşan enfeksiyonları şu yazımda ayrıntılı ele aldım: https://www.antalyahpv.com/single-post/oral-seks-ile-bulasan-hastaliklar
Riskin arttığı durumlar da bilinmektedir. JAMA derlemesi, HIV ile yaşayanları, çok sayıda partnerle korunmasız ilişkiye girenleri ve erkeklerle cinsel ilişkiye giren erkekleri yüksek riskli gruplar arasında saymaktadır. Prezervatif koruma sağlar ancak örtmediği bölgelerdeki lezyonlardan bulaş mümkün olduğu için tam koruma vermez. Prezervatifin doğru kullanımını şu yazımda anlattım: https://www.uzclinic.com/prezervatif-nasil-kullanilir
Frengi Belirtileri Ne Zaman Ortaya Çıkar?
Belirtiler evrelere göre farklı zamanlarda çıkar. Önce temas yerinde ağrısız bir yara oluşur; bu yara tedavisiz iyileşir. Haftalar sonra ikinci evrenin döküntüsü başlar. Ardından hiçbir belirti vermeyen gizli dönem gelir. Tedavi edilmeyen bazı hastalarda yıllar sonra üçüncül evre gelişir.
Uluslararası sınıflandırmada belirleyici olan ölçüt, enfeksiyonun üzerinden geçen süredir. Bulaştan sonraki ilk yıl "erken frengi" olarak adlandırılır ve belirtili evreler olan birincil ile ikincil frengiyi, ayrıca belirtisiz olan erken latent dönemi kapsar. Bir yıldan uzun süre geçmişse "geç frengi" denir; bu da belirtisiz geç latent dönemi ve belirtili üçüncül evreyi içerir.
Bu ayrım akademik bir ayrıntı değildir; tedavi süresini doğrudan belirler. Erken ve geç frengide uygulanan antibiyotik şeması farklıdır.
Birincil Frengi: Şankr Nasıl Görünür?
Birincil frengide, bakterinin vücuda girdiği yerde şankr adı verilen tek bir yara oluşur. Bu yara tipik olarak ağrısızdır, sert kenarlıdır ve tabanı temizdir. Erkeklerde en sık penis gövdesinde, glansta ve sünnet derisinde; kadınlarda vulvada, büyük ve küçük dudaklarda ve vajina girişinde görülür. Her iki cinste makat çevresinde, dudakta, dilde ya da bademcikte de ortaya çıkabilir.
İşte hastalığın en tehlikeli özelliği burada saklıdır. Ağrı vermediği için kişi çoğu zaman ciddiye almaz; üstelik yara kendiliğinden kapandığında sorunun geçtiğini düşünür. Oysa bakteri kan dolaşımına çoktan geçmiştir ve hastalık sessizce ilerlemektedir.
Şankrın bir başka özelliği de bu dönemde hastalığın oldukça bulaştırıcı olmasıdır. Yara açıkken yapılan her temas, partnere geçiş riski taşır. Genital bölgede ortaya çıkan ağrısız bir yara, ağrı vermiyor olsa bile mutlaka değerlendirilmelidir.
Kadınlarda ek bir güçlük vardır. Şankr vajina içinde ya da rahim ağzında yerleştiğinde gözle görülmez ve ağrı da vermediği için tamamen fark edilmeden iyileşebilir. Bu nedenle kadınlarda hastalık sıklıkla birincil evre atlanarak, ikincil evrenin döküntüsüyle ya da rutin kan testiyle saptanır. Partnerinde frengi saptanan bir kadının, kendisinde hiçbir belirti olmasa bile test yaptırması bu yüzden gereklidir.
İkincil Frengi: Sifiliz Belirtileri ve Döküntü
İkincil evrede bakteri kan yoluyla tüm vücuda yayılır. Lancet'te yayımlanan derlemeye göre bu evre, şankrın ardından haftalar içinde başlar. En tipik bulgusu yaygın döküntüdür; buna mukoza lezyonları ve lenf bezlerinde büyüme eşlik eder.
Döküntünün ayırt edici özelliği, avuç içlerini ve ayak tabanlarını da tutabilmesidir. Çoğu döküntüden farklı olarak genellikle kaşıntı yapmaz; bu nedenle alerjiyle ya da başka cilt hastalıklarıyla karıştırılabilir. Ağız içinde ve genital bölgede beyazımsı lezyonlar, saçlarda güve yeniği görünümünde dökülme, halsizlik, ateş, boğaz ağrısı ve kas ağrıları da bu dönemde görülebilir.
İkincil evre de tedavisiz kendiliğinden geriler. Bu ikinci kendiliğinden iyileşme, hastadaki yanlış güven duygusunu pekiştirir ve hekime başvuruyu daha da geciktirir.
Latent Frengi: Erken ve Geç Latent Ayrımı
Latent dönem, hiçbir belirtinin bulunmadığı ancak bakterinin vücutta varlığını sürdürdüğü evredir. Tanı yalnızca kan testiyle konur. Uluslararası sınıflandırma bu dönemi ikiye ayırır: bulaştan sonraki ilk yıl içindeyse erken latent, bir yılı geçmişse geç latent frengi.
Bu ayrımın iki pratik sonucu vardır. Birincisi bulaştırıcılıkla ilgilidir: erken latent dönemde hastalık hâlâ bulaşıcıdır, geç latent dönemde cinsel yolla bulaştırıcılık belirgin biçimde azalır. Ancak gebelikte anneden bebeğe geçiş her iki dönemde de mümkündür.
İkincisi tedaviyle ilgilidir. JAMA derlemesine göre erken evrede tek doz kas içi benzatin penisilin G yeterliyken, geç latent frengide aynı doz üç hafta boyunca haftada bir kez uygulanır. Bu nedenle hastalığın ne zaman bulaştığının belirlenmesi, tedavi planının temelini oluşturur.
Türkçe pratikte bu alt ayrım sıklıkla atlanır ve yalnızca "latent frengi" denir. Oysa erken ve geç latent ayrımı yapılmadan doğru tedavi süresi belirlenemez.
Üçüncül Frengi ve Nörosifiliz: Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Tedavi edilmeyen hastaların bir bölümünde yıllar sonra üçüncül frengi gelişir. Bu evrede kalp ve büyük damarlarda, kemiklerde, ciltte ve iç organlarda kalıcı hasar oluşur. Oluşan doku hasarı geri döndürülemez; antibiyotik bakteriyi öldürür ancak hasarı onarmaz.
Nörosifiliz ise ayrı bir başlıktır ve önemli bir yanlış bilgiyi düzeltmek gerekir. JAMA derlemesine göre nörosifiliz hastalığın herhangi bir evresinde ortaya çıkabilir; yalnızca geç dönemin bulgusu değildir. Menenjit, göz içi iltihabı, işitme kaybı ve inme tablolarına yol açabilir.
Clinical Infectious Diseases dergisinde yayımlanan nörosifiliz derlemesi, tanının beyin omurilik sıvısı incelemesiyle konduğunu ve tedavisinin damar içi penisilin gerektirdiğini belirtmektedir. Yani nörosifiliz, standart kas içi tedaviden farklı bir yaklaşım ister.

Frengi Testi ve Sifiliz Antikoru Nasıl Yorumlanır?
Frengi tanısı kan testiyle, yani serolojik olarak konur. İki tip test kullanılır ve ikisi birlikte değerlendirilir. Treponemal testler bakteriye özgü antikorları gösterir; non-treponemal testler ise hastalık etkinliğini ve tedaviye yanıtı izlemeye yarar. Tek bir test sonucuyla karar verilmez.
Non-treponemal testler VDRL ve RPR kısaltmalarıyla bilinir. Bunlar bakteriye özgü değildir, ancak sayısal bir titre verirler; yani sonuç 1/2, 1/8, 1/32 gibi bir oran olarak bildirilir. Bu sayı hastalığın aktifliğini ve tedaviye yanıtı izlemenin temelidir.
Treponemal testler ise TPHA, TPPA, FTA-ABS ve otomatik sistemlerde kullanılan EIA ya da CIA testleridir. Bunlar doğrudan Treponema pallidum bakterisine karşı gelişen antikorları gösterir ve tanıyı doğrular.
Bu ayrımın pratik anlamı şudur: treponemal testler bir kez pozitifleştikten sonra, hastalık başarıyla tedavi edilmiş olsa bile çoğu kişide ömür boyu pozitif kalır. Yani "TPHA pozitif" ya da "sifiliz antikoru pozitif" sonucu, mutlaka aktif hastalık anlamına gelmez; geçmişte geçirilmiş ve tedavi edilmiş bir enfeksiyonu da gösterebilir.
Aktif hastalık olup olmadığını VDRL ya da RPR titresi belirler. Tedaviden sonra bu değerin belirgin biçimde, kılavuzların tanımladığı ölçüde düşmesi beklenir ve izlem bu sayı üzerinden yapılır. Titre düşmüyorsa tedavi yetersiz kalmış ya da yeniden bulaş gerçekleşmiş olabilir.
İki yanılgıya daha değinmek isterim. Birincisi, VDRL ve RPR testleri gebelikte, bazı bağ dokusu hastalıklarında ve kimi enfeksiyonlarda yalancı pozitif verebilir; bu nedenle tek başına yorumlanmaz. İkincisi, çok yüksek antikor düzeylerinde bu testler paradoksal olarak yalancı negatif çıkabilir; laboratuvar örneği seyrelterek bu durumu dışlar.
Bu nedenle test sonucunuzu tek başına yorumlamaya çalışmak yerine, cinsel öykünüzle ve varsa önceki tedavilerinizle birlikte bir hekime değerlendirtmeniz gerekir.
Frengi Tedavisi: Ne Kadar Sürer, Tamamen Geçer mi?
Frengi tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır ve tedavinin temeli benzatin penisilin G iğnesidir. JAMA derlemesine göre standart doz 2,4 milyon ünitedir; erken evre frengide tek kas içi enjeksiyon yeterlidir, geç latent frengide ise üç hafta boyunca haftada bir kez uygulanır.
Penisilin alerjisi olan hastalarda alternatif antibiyotikler gündeme gelir, ancak gebelikte durum farklıdır. American Journal of Obstetrics and Gynecology'de yayımlanan derleme, gebelikte önerilen tek tedavinin benzatin penisilin G olduğunu, diğer yöntemlerin bebekte konjenital frengiyi önlediğine dair yeterli kanıt bulunmadığını belirtmektedir. Bu durumda alerjisi olan gebelere duyarsızlaştırma uygulanır.
Tedavi bakteriyi ortadan kaldırır, ancak oluşmuş kalıcı hasarı geri getirmez. Ayrıca tedavi bağışıklık kazandırmaz; iyileşen bir kişi yeniden temas ederse tekrar hastalanabilir. Bu nedenle partnerin de değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi zorunludur.
Gebelikte Frengi ve Konjenital Sifiliz
Gebelikte frengi, hastalığın en ağır sonuçlarının görüldüğü tablodur. JAMA derlemesine göre rahim içinde frengiye maruz kalan bebeklerin yüzde 40'a varan bölümü ölü doğmakta ya da bebeklik döneminde enfeksiyon nedeniyle kaybedilmektedir.
Bu tablo giderek ağırlaşmaktadır. American Journal of Obstetrics and Gynecology'deki derleme, Amerika Birleşik Devletleri'nde konjenital frengi oranlarının 2013 ile 2018 arasında yüzde 261 arttığını bildirmektedir. JAMA derlemesi ise 2019-2023 döneminde konjenital olgularda yüzde 106 artış olduğunu göstermektedir.
Korunmanın yolu taramadır. JAMA derlemesi gebelerde üç kez tarama önermektedir: ilk gebelik muayenesinde, üçüncü üç aylık dönemde ve doğumda. Erken saptanıp tedavi edildiğinde bebeğe geçiş büyük ölçüde önlenebilir.
Ne Zaman ve Hangi Bölüme Başvurmalı?
Genital bölgede, makatta ya da ağızda ağrısız bir yara fark ettiğinizde, avuç içi ve ayak tabanını da tutan bir döküntü çıktığında ya da riskli bir cinsel temas yaşadığınızda başvurmalısınız. Erkekler üroloji, kadınlar kadın hastalıkları bölümüne gidebilir; enfeksiyon hastalıkları ve dermatoloji de bu hastalığı yönetir.
Belirti olmasa bile başvurmanız gereken durumlar vardır: partnerinizde frengi saptandıysa, başka bir cinsel yolla bulaşan enfeksiyon tanısı aldıysanız ya da gebelik planlıyorsanız. JAMA derlemesi, cinsel olarak aktif 15-44 yaş arası herkesin en az bir kez, risk grubundakilerin ise yılda bir kez taranmasını önermektedir.
Frengi genellikle tek başına gelmez; aynı dönemde başka bir cinsel yolla bulaşan enfeksiyon da bulunabilir. Genital herpes ve klamidya konusundaki değerlendirmelere şu adreslerden ulaşabilirsiniz: https://www.antalyahpv.com/single-post/erkeklerde-genital-herpes-belirti-bulasma-tedavi ve https://www.antalyahpv.com/single-post/klamidya-nedir-erkeklerde-belirtileri-tanisi-tedavisi
Son olarak korunmadan söz edeyim. Prezervatif kullanımı, partner sayısının sınırlanması ve düzenli tarama temel yöntemlerdir. JAMA derlemesi ayrıca yüksek riskli gruplarda, cinsel temastan sonraki 72 saat içinde alınan doksisiklinin temas sonrası korunma amacıyla önerilebileceğini bildirmektedir; bu yaklaşım hekim değerlendirmesi gerektirir.
Özetle, frengi eski bir hastalık değil, yeniden yaygınlaşan güncel bir sorundur. Sinsiliği ağrısız ve kendiliğinden iyileşen belirtilerinden kaynaklanır. Kan testiyle kolayca saptanır, penisilinle tamamen tedavi edilir ve erken dönemde yakalandığında hiçbir kalıcı iz bırakmaz. Şüpheli bir temas ya da yara varsa beklemek yerine test yaptırmak, tüm süreci değiştiren tek adımdır.
Sık Sorulan Sorular
Frengi nedir?
Frengi, Treponema pallidum bakterisinin yol açtığı, cinsel yolla ve gebelikte anneden bebeğe bulaşan bir enfeksiyondur; tıbbi adı sifilizdir. Evreler halinde ilerler, ilk belirtisi ağrısız bir yaradır ve kan testiyle tanı konur.
Frengi nasıl bulaşır?
Bulaşıcı lezyonlarla doğrudan temas yoluyla bulaşır; vajinal, anal ve oral cinsel temasın üçü de bulaş yoludur. Ayrıca gebelikte plasenta yoluyla anneden bebeğe geçer. Prezervatif koruma sağlar ancak örtmediği bölgelerdeki lezyonlardan bulaş mümkündür.
Frengi belirtileri ne zaman ortaya çıkar?
Önce temas yerinde ağrısız bir yara oluşur ve tedavisiz iyileşir. Haftalar sonra yaygın döküntüyle ikinci evre başlar. Ardından belirtisiz gizli dönem gelir; tedavi edilmeyen bazı hastalarda yıllar sonra üçüncül evre gelişir.
Frengi tedavisi ne kadar sürer?
JAMA'da 2025'te yayımlanan derlemeye göre erken evre frengide 2,4 milyon ünite benzatin penisilin G'nin tek kas içi dozu yeterlidir. Geç latent frengide aynı doz üç hafta boyunca haftada bir kez uygulanır. Nörosifilizde damar içi tedavi gerekir.
Sifiliz antikoru pozitif çıktı, hasta mıyım?
Mutlaka değil. Treponemal testler bir kez pozitifleştikten sonra, hastalık tedavi edilmiş olsa bile çoğu kişide ömür boyu pozitif kalır. Aktif hastalık olup olmadığını non-treponemal testin sayısal değeri belirler; sonuç mutlaka hekim tarafından yorumlanmalıdır.
Frengi tamamen geçer mi?
Evet, uygun antibiyotik tedavisiyle bakteri tamamen ortadan kaldırılır. Ancak tedavi, geç evrede oluşmuş kalıcı doku hasarını geri getirmez ve bağışıklık kazandırmaz; yeniden temas durumunda tekrar hastalanmak mümkündür.
VDRL ve TPHA arasındaki fark nedir?
VDRL ve RPR non-treponemal testlerdir; sayısal bir titre verir ve hastalığın aktif olup olmadığını, tedaviye yanıt verip vermediğini gösterir. TPHA, TPPA ve FTA-ABS ise treponemal testlerdir; bakteriye özgüdür, tanıyı doğrular ancak tedavi sonrası ömür boyu pozitif kalabilir. Bu nedenle ikisi birlikte değerlendirilir.
VDRL pozitif çıktı ama TPHA negatif, ne anlama gelir?
Bu tablo çoğunlukla yalancı pozitifliği düşündürür. VDRL ve RPR testleri gebelikte, bazı bağ dokusu hastalıklarında ve kimi enfeksiyonlarda frengi olmaksızın pozitif verebilir. Sonuç mutlaka hekim tarafından, cinsel öykü ve gerekirse ek testlerle birlikte değerlendirilmelidir.
Bu yazı Op. Dr. Niyazi Umut Özdemir tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; bireysel tanı ve tedavi tavsiyesi yerine geçmez. Şüpheli temas ya da belirti durumunda bir uzman hekime başvurunuz.
Randevu / İletişim
Frengi, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve test süreçleri için Op. Dr. Niyazi Umut Özdemir ile görüşmek isterseniz:
WhatsApp ve telefon: +90 505 525 24 22
Adres: Fener Mah. Bülent Ecevit Bulv. Kanyon Plaza No:23 K:4 D:7, Muratpaşa / Antalya
Çalışma saatleri: Hafta içi 09.00-18.00, Cumartesi 09.00-13.00
Web: www.antalyahpv.com
Kaynaklar
Chevalier FJ, Bacon O, Johnson KA, Cohen SE. Syphilis: A Review. JAMA. 2025;334(21):1927-1940. https://doi.org/10.1001/jama.2025.17362
Peeling RW, Mabey D, Chen XS, Garcia PJ. Syphilis. Lancet. 2023;402(10398):336-346. https://doi.org/10.1016/S0140-6736(22)02348-0
Hamill MM, Ghanem KG, Tuddenham S. State-of-the-Art Review: Neurosyphilis. Clin Infect Dis. 2024;78(5):e57-e68. https://doi.org/10.1093/cid/ciad437
Eppes CS, Stafford I, Rac M. Syphilis in pregnancy: an ongoing public health threat. Am J Obstet Gynecol. 2022;227(6):822-838. https://doi.org/10.1016/j.ajog.2022.07.041

Yorumlar